• İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir adam selem yoluyla (yani parasını peşin alarak, çıkacak mahsülden verilmek üzere) bir ağacın hurmasını sattı. Fakat o yıl o ağaç hiç mahsül vermedi. Satıcı ile müşteri ihtilafa düşerek dâvalarını Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e getirdiler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) satıcıya: “Onun parasını nasıl helal addedersin, parayı geri ver” dedi. Sonra şunu söyledi: “Hurma (yenmeye) sâlih oluncaya kadar onu selem yoluyla satmayın.”Ebu Dâvud, Büyü 58, (3467); İbnu Mâce, Ticârât 61, (2284); Muvatta, Büyü 21, (2, 644); Buhârî, Selem 2.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 367
  • Humrân Mevlâ Osman anlatıyor: “Hz. Osman radıyallahu anh su istemişti. (Getirdim. Aldı ve) üç kere ellerine dökerek yıkadı. Sonra sağ elini kaba sokup mazmaza ve istinşakta bulundu (ağzına ve burnuna su alıp yıkadı). Sonra üç kere yüzünü, arkasından da dirseklerine kadar üç kere ellerini yıkadı. Sonra başına meshetti, sonra da topuklarına kadar ayaklarını üçer sefer yıkadı ve:Ben Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ı, şu abdestim gibi abdest alırken gördüm. Abdesti bitince de şöyle demişti:

    Kim şu abdestim gibi abdest alır, arkasından iki rek’at namaz kılar ve namazda kendi kendine (dünyevi bir şey) konuşmazsa şeçmiş günahları affedilir.”Buhari, Vudü 24, 28, Savm 27; Müslim, Taharet 3, 4, (226); Ebu Dâvud, Tahâret 50, (106); Nesâi, Tahâret 27, 2 8, 93, (1).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3561
  • Küreyb (rahimehullah) anlatıyor: “Ben Şam’da iken ramazan hilali beklenmişti. Hilali bir cum’a günü ben de gördüm. Sonra ayın sonunda Medine’ye geldim. lbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ):Hilali ne zaman görmüştünüz?” diye sordu. Ben

    Cum’a günü!” dedim. İbnu Abbâs tekrar:Sen de hilali gördün mü?” dedi. Ben:

    Evet, hem ben, hem de halk gördü ve herkes oruç tuttu. Hz. Muâviye (radıyallahu anh) de oruç tuttu!” dedim. İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ):Ama biz hilâli cumartesi gecesi gördük. Öyleyse otuza tamamlayıncaya veya hilali görünceye kadar tutmalıyız!” dedi. Ben:

    Hz. Muâviye’nin görmesiyle ve onun orucuyla iktifa etmiyor musun?” dedim. Cevaben:Hz. Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: “Ramazan ayı şöyle, şöyle şöyledir -bu sırada iki elini bütün parmaklarıyla iki sefer çırptı, üçüncu çırpışta sağ veya sol başparmağını yumdu.-“

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3098
  • Nâciye İbnu Cündüb (radıyallahu anh) anlatıyor: “(Hudeybiye’de) kurbanlıkların önü kesildiği zaman Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm,)’e gelerek:Ey Allah’ın Resûlü! Kurbanlığı benimle gönder, onu Harem’de keseyim! dedim. Bana:Bunu nasıl yapacaksın ? dedi. Ben:Onların göremeyecekleri yerlerden ve vâdilerden götürürüm dedim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) müsaade etti. Ben de onu götürüp Harem’de kestim.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Harem’de kesilmesi için benimle göndermişti. Çünkü (Mekkeli müşrikler) kendisine mâni olmuşlardı.”Rezîn’in ilâvesidir (İbnu Hacer, bu rivayeti Nesâî’den naklen Fethu’l-Bâri’de kaydeder (4, 382).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1501
  • Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz şu ayeti amcam Enes İbnu’n-Nadr hakkında indi biliyorduk. (meâlen): “Mü’minler içinde Allah’a verdikleri sözde sadakat gösteren nice erler var. İşte onların kimi adağını ödedi, kimi de (bunu) bekliyor. Onlarhiçbir suretle (ahidlerini) değiştirmediler.” (Ahzâb 23).Buharî, Tefsir, Ahzâb 3; Müslim, İmâret 148 (1903); Tirmizî, Tefsir, Ahzâb (3198-3199).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 742
  • Rebi’a İbnu Ebi Abdirrahman anlatıyor: “Abdurrahman İbnu Avf’ın hanımı, ondan kendisini boşamasını talep etti. Abdurrahman: “Adetten temizlenince bana haber ver!” dedi. Kadın haber verdi. O da talak-ı bette ile (üç talakla) -veya baki kalan tek bir talakla- boşadı. Ne var ki Abdurrahman o gün hasta idi. Hz. Osman, kadının iddeti tamamlanınca kocasının malına onu da varis kıldı.”Muvatta, Talak 40, (2, 571, 572).KELÂLE (NE EVLAD NE DE BABA BIRAKMADAN ÖLEN)

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4692
  • Hz. İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) teheccüt namazı kılmak üzere geceleyin kalkınca şu duayı okurdu: “AIIahım, Rabbimiz! Hamdler sanadır. Sen arz ve semâvatin ve onlarda bulunanIarın kayyumu ve ayakta tutanısın, hamdler yalnızca senin içindir. Sen semâvat ve arzın ve onlarda bulunanların nûrusun, hamdler yalnızca sanadır. Sen haksın, va’din de haktır. Sana kavuşmak haktır, sözün haktır. Cennet haktır, cehennem de haktır. Peygamberler hàktır, Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm) de haktır. Kıyamet de haktır.AIIahım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana tevekkül ettim. Sana yöneldim. Hasmına karşı senin (bürhanın) iIe dâva açtım. Hakkımı aramada senin hakemliğine başvurdum. Önden gönderdiğim ve arkada bıraktığım hatalarımı affet. Gizli işlediğim, aleni yaptığım, benim bilmediğim, senin benden daha iyi bildiğin hatalarımı da affet! İlerleten sen, gerileten de sensin. Senden başka ilah yoktur”.Buhâri, Teheccüt 1, Daavât 10 Tevhid 8, 24, 35; Müslim, Salâtu’l-Müsâfirin 199, (769); Muvatta, Kur’ân 34, (1, 215, 216); Tirmizi, Daavât 29, (3414); Ebü Dâvud, Salât 121, (771); Nesâi, Kıyâmu’l-Leyl 9, (3, 209, 210).)AKŞAM VE SABAH YAPILACAK DUALAR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1790
  • İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ), “Pek kaba, bir de kulağı kesik” (Kalem 13) meâlindeki âyet hakkında şu açıklamayı yapmıştır: “Burada zikredilen kimse Kureyş’ten bir adamdır, onun kulağında, koyun kulağındaki kesiklik gibi bir kesiklik vardı.”Buharî, Tefsir, Nun ve’l-Kalem 1.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 841
  • Hz. Ebu Saidi’I-Hudri (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sadaka vermeyi emrettiği sırada mescide, düşük kıyafetli bir adam girdi. Halk bağışta bulundu. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) adama iki parça giyecek verdi. Sonra halka tekrar:Sadaka verin!” diye hitabetti. Derken o adam üzerindeki iki parçalık elbisesinin bir parçasını çıkarıp (sadaka olarak) attı. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):

    Benim kılık kıyâfetini düşük görerek iki parça giyecek verdiğim şu adamı siz de görüyor musunuz? “Sadaka verin!” dediğim zaman, kendisine az önce verdiğim iki parçadan birini çıkarıp (sadaka olarak) attı.” (Resulullah adama yönelip:) “Elbiseni al!” dedi ve adamı (niye böyle yapıyorsun? diye) azarladı.”Ebu Dâvut, Zekât 39, (1575); Nesâi, Cuma 26, (3, 106), Zekât 59, (5, 63).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3252
  • Sahiheyn’in Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)’den kaydettiğn bir rivayet şöyledir: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Ey Allahım,traş olanlara mağfiret et!” demişti, yanındakiler: “Ey Allah’ın Resûlü! Kısaltanlar için de (dua ediver!)” dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yine: “Ey Allahım, traş olanlara mağfiret et!” buyurdu. Yanındakiler: “Ey Allah’ın Resûlü! Kısaltanlar için de (dua ediver!)” dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Ey Allahım, traş olanlara mağfiret et!” dedi.Yanındakiler: “Ey Allah’ın Resûlü! Kısaltanlara da (dua ediver)” dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (bu üçüncü talebte): “Kısaltanlara da!” dedi.”Buhâri, Hacc 127; Müslim, 320, (1302).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1431