
Nübeyşe el-Hüzeli (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Teşrik günleri, yeme-içme ve Allah’ı zikretme günleridir.”Müslim, Siyâm 144, (1141).

Nübeyşe el-Hüzeli (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Teşrik günleri, yeme-içme ve Allah’ı zikretme günleridir.”Müslim, Siyâm 144, (1141).

Müslim’in rivayetinde (Resulullah (aleyhissalatu vesselâm) şöyle demiş olmaIı): “Ellerinle şöyle yapman sana yeterdi.” Sonra (bizzat göstererek) ellerini bir kere yere vurdu. Sonra soluyla sağını, yani avucunun içini ve dışını meshetti.”Abdullah da: “Görmedin mi, Ömer (radıyallahu anh), Ammâr (radıyallahu anh)’ın sözüne kanaat getiremedi” dedi.”Müslim, Tahâret 110, (3 68).

Yine Müslim’de Ebu Berze (radıyallahu anh) anlatıyor: “Ey Allah’ın Resûlü, bana faydalı olacak birşey öğret, dedim de şu tavsiyede bulundu: “Müslümanların yolundan rahatsızlık veren şeyleri kaldır”Müslim, Birr 131, (2618).İYİLİK ÜZERİNE MÜTEFERRİK HADİSLER

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Biriniz, namaz kılan kardeşinin önünden geçmesinde nasıl bir günah bulunduğunu bilseydi, o adımı atmaktansa yüz yıl yerinde kalmak(nazarında) daha hayırlı olurdu.”ÖNDEN GEÇEN NAMAZI BOZAR MI?

Bir başka rivayette: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın vefatından beri tuğla üzerine tuğla da koymuş değilim” der.Buhârî, İstizan, 53; İbnu Mâce, Zühd 13, (4162).

Yine Hz. Bilâl (radiyallâhu anh) der ki: “Ezanin sonu söyledir: “Allahu ekber, Allahu ekber, Lâilâhe illallah.”Nesâî, Ezân 16, (2,14).EZAN VE IKÂMETLE ILGILI HÜKÜMLER

İmrân İbnu Husayn (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Fetih günü, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘la birlikte Mekke ‘de hazır bulundum. Mekke ‘de onsekiz gece kaldı, bu esnada namazları hep iki kıldı. Şöyle hitabediyordu:Hz. Câbir (radıyallahu anh). anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Tebük’de yirmi gün ikâmet etti ve namazları hep kasretti. “Ebu Dâvud, Salât 280; (1235).

Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a hasta olduğumu söyledim. Bana: ” Öyleyse, insanların gerisinden, bir hayvan üzerinde tavaf et” dedi. Ben, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Beytullah’ın yan tarafında namaz kılarken tavaf ettim. O namazda “Ve’t-Tür ve Kitâbi’n-Mestur” süresini okuyordu.”Buhârî, Hacc 74, 64, 71, Salât 78; Müslim, Hacc 258, (1276); Muvatta, Hacc 40, (1, 371); Ebü Dâvud, Menâsik 49, (1882); Nesâî, Hac 138, (5, 223); İbnu Mâce, Menâsik 34, (2961).

Abdülazîz İbnu Cüreye anlatıyor: “Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) ‘ya Resulullah ne ile vitir namazı kılardı? diye sorduk. Dedi ki: “Birinci rek ‘atte Sebbih isme Rabbeke’l-a’layı ikinci rek’atte Kulyâ eyyühâ’l-kâfirun suresini, üçüncü rek’atte, de Kulhüvallahü ahad ve Muavvizateyn’i okurdu.”Ebu Dâavud, Salât 339, (1424); Tirmizî, Salât 340, (463), Nesâi, Kıyamu’l-Leyl 47, 48, (3, 244,245).

Huzeyme İbnu Sâbit radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir bedeviden bir at satın almıştı. Aleyhissalâtu vesselâm, onu eve kadar getirivermesini ve orada parasını almasını söyledi. Bu sırada kendisi hızlı hızlı yürüdü; bedevi ise ağır ağır yürüyordu. (Aralarında epeyce bir mesafe hasıl oldu. Bu sırada) bazı kimseler bedeviye gelip at üzerinde pazarlık yapmaya başladılar. Onu Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın satın almış olduğunu kimse bilmiyordu. Bedevi, Aleyhissalâtu vesselâm’a seslenip:Şu atı alacaksan al, değilse sattım! dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bedevinin bu sözünü işitince adama yönelip: “Ben onu zaten senden satın aldım ya!” buyurdular. Ama bedevî:(Bu ne demek?) Vallahi ben onu sana satmadım! dedi. Aleyhissalâtu vesselâm: “Bilakis! Ben onu senden aldım” dedi. Bunun üzerine bedevî:Bir şâhit getir! demeye başladı. Hemen Huzeyme atılıp:Ben şehadet ederim, siz onu satın aldınız! dedi. Aleyhissalâtu vesselâm, Huzeyme’ye gelerek: “Ne ile şehadet ediyorsun?” diye sordu. Huzeyme:Sana olan tasdikim ile, Ey Allah’ın Resûlü! dedi. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm Huzeyme’nin şehâdetini iki kişinin şehadeti yerine koydu.”Ebu Dâvud, Akdiye 20, (3607); Nesâi, Büyü 91, (7, 302).Rezin şu ziyadeyi ilave etti: “Bedevî: “Bu, Resûlullah mı?” dedi. Ebu Hureyre kendisine: “Peygamberini tanımaman cahillik olarak sana yeter. Allah Teâla Hazretleri doğru söyledi: “Bedeviler küfür ve nifak yönünden daha şiddetli ve Allah’ın Resûlüne indirdiği emir ve yasakları bilmemeye daha müsaiddirler” (Tevbe 97). Bedevi bunun üzerine atı sattığını itiraf etti.”EHL-İ KİTABIN ŞEHADETİ