• Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Zani bir kimse, zina yaptığı sırada mü’min olarak zina yapmaz, hırsız da çaldığı sırada mü’min olarak hırsızlık yapmaz, içkici, içki içtiği sırada mü’min olduğu halde içki içmez; insanların, onun yüzünden, gözlerini kendine kaldıracakları kadar nazarlarında kıymetli olan bir şeyi mü’min olarak yağmalamaz.Buhari, Mezalim 30, Eşribe 1, Hudud 1, 20; Müslim, İman 100, (57); Ebu Dâvud, Sünnet 16, (4689); Tirmizi, iman 11, (2627); Nesâî, Sârık 1, (8, 64).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5844
  • Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh)’den yapılan rivayette, bu kıssa aynen zikredilir, ancak Hz. Ebü Bekr’e: “Sesini biraz yükselt”, Hz. Ömer’e de: “Sesini biraz alçalt” dedi” cümleleri zikredilmez.”Fakat şu ziyadede bulunur: “Ey BiIâI seni, şu süreden ve şu süreden okurken işittim” dedi. (Bilâl) cevaben: “(Kur’ân) tatlı bir kelam, Allah onu kısım kısım yapıp bir araya getirdi” dedi. Sonunda Resülullah aleyhissaIatu vesselâm: “Hepiniz isâbet ettiniz!” buyurdu.”Ebü Dâvud, Salât 310, (1330).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2547
  • Ebu Mes’ud el-Bedri (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir adam, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a, yularlanmış bir deve getirerek: “Bu Allah yoluna bağışımdır” dedi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) adama:Buna karşılık sana, kıyamet günü, her biri yularlanmış yedi yüz deve vardır! dedi.Müslim, İmâret 132, (1892); Nesâî, Cihâd 46, (6, 49).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 981
  • Ebu Berze el-Eslemî radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kim çocuğunu kaybeden bir anneye ta’ziyede bulunursa cennette ona bir bürde giydirilir.Tirmizî, Cenâiz 74, (1076).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5450
  • İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Ümmü Seleme radıyallahu anh , evinde iken de cilbâbesini (başörtüsünü) fazilet ümidiyle üzerinden hiç çıkarmazdı.”Rezîn tahric etti.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5213
  • Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) her kabileye bir diyet yazdı. Hiçbir âzadlıya kendini âzad edenden başka bir Müslümanı kendine mevla ittihaz etmesi, asıl âzad edenin izni olmadan helâl değildir.”Nesâi, Kasâme 38, (8, 52).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1902
  • Hz. Câbir (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Huzeyl kabilesinden iki kadın, biri diğerini öldürmüştü. Bunlardan her ikisinin kocası ve birer oğlu vardı. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) efendimiz maktülenin diyetini ödeme işini, kâtilenin (öldüren kadının) âkilesine yükledi, kocasını ve oğlunu bu külfetten uzak tuttu. Çünkü bu ikisi Huzeyl’den değillerdi. Maktülenin âkilesi, “ölenin mirası da bize aittir” dediler. Aleyhissalatu vesselam:Hayır! Mirası, kocasına ve oğluna aittir! buyurdu.”Ebü Dâvud, Diyât 21, (4575).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1899
  • Semure Ibnu Cündeb (radiyallahu anh) (bir gün) dedi ki:”Emmâ ba’d, bilesiniz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) atlarimiza “Allah’in atlari” diye isim verdi. Bize, korktugmuz zaman cemaat olmamizi, savastigimiz zaman da sabirli ve sâkin olmamizi emrederdi.”Ebu Dâvud, Cihâd 54, (2560).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1047
  • Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gün, Ashâbının huzuruna çıktı ve Rahmân suresini baştan sona okudu. Hepsi de sükût ettiler. Bunun üzerine:Ben bu sureyi cinlere de okudum, onlar sizden daha güzel karşılık verdiler. Şöyle ki: Cenâb-ı Hakk’ın: “Rabbinizin hangi ni’metini tekzib edersiniz?” kavl-i şeriflerini her okuyuşumda şöyle diyorlardı: “Ey Rabbimiz, biz ni’metlerinden hiçbir şeyi tekzib edemeyiz, bütün hamdler sanadır.”Tirmizî, Tefsir, Rahmân, (3287).VÂKIA SURESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 805
  • Sa’d İbnu Ebi Vakkas radıyallahu anh anlatıyor. “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Fetih günü dört erkek iki kadın dışında, herkese (hayatını bağışladı ve) eman tanıdı. Bu dörtler arasında İbnu Ebi Sarh da vardı. Hz. Osman’ın yanında saklandı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm halkı, kendisine biat etmeye çağırınca, Hz. Osman radıyallahu anh onu da getirip Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın yanında durdurdu ve:Ey Allah’ın Resûlü! Abdullah’tan biat al! dedi. Aleyhissalatu vesselam, (hiç ses çıkarmadan) üç sefer başını kaldırıp ona baktı. Her seferinde bey’at’tan imtina ediyordu.Üç seferden sonra, onunla da biat etti. Sonra ashabına yönelip:İçinizde, elimi bey’at için vermekten imtina ettiğimi görünce kalkıp öldürecek aklı başında bir adam yok muydu? buyurdular. Ashab:İçinizden geçeni nasıl bilelim. Keşke bize gözünüzle bir imada bulunsaydınız! dediler. Bunun üzerine:bir peygambere hain gözlü olmak yaraşmaz! buyurdular.!”Ebu Davud der ki: “Abdullah, Hz. Osman’ın süt kardeşiydi.”Ebu Davud, Cihad 127, (2683); Nesai, Tahrimu’d-Dem 14, (7, 105, 106).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4251