• Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün) güldüler ve:Neye güldüğümü biliyor musunuz? buyurdular. Biz:Allah ve Resûlü daha iyi bilir! dedik.Kulun Rabbine olan hitabından! buyurdular ve şöyle devam ettiler:Kul şöyle der: Ey Rabbim, sen beni zulümden korumadın mı?”Rab Teâla: “Evet korudum” buyurur. Kul da:Fakat ben bugün, kendime, kendimden başka bir kimsenin şahid olmasını asla istemiyorum der. Rabb Teâla:Bugün sana tek şâhid olarak nefsin, çok şahid olarak da kirâmen kâtibin kâfidir buyurur.” Resûlullah devamla dedi ki:Ağzına mühür vurulur ve diğer organlarına: Konuş!” denilir. Onlar adamın amelini haber verirler. Sonra konuşma hususunda serbest bırakılır. Adam organlarına: “Yazıklar olsun size! Buradan defolun! Ben sizin için mücadele etmiştim” der.”Müslim, Zühd 17, (2969).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5040
  • Abdullah İbnu Sercis radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm (yer üzerindeki haşerat) deliklerine akıtmayı yasakladı.”Katâde’ye: “Bu deliklere akıtmak niye mekruh kılındı?” diye sorulmuştu. Şu cevabı verdi:Bunların cinlere ait meskenler olduğu söyleniyordu.Ebu Dâvud, Tahâret, 16, (29); Nesâi, Tahâret 30; (1, 33, 34).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3513
  • Onun bir diğer rivayetinde şöyle denir: “Resülullah’a bundan (namazın çocuğa ne zaman emredileceğinden) sorulmuştu:Çocuk sağını solundan ayırmasını bildi mi ona namazı emredin buyurdu.”Ebü Davud, Salât 26, (497).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2313
  • Ebu Katâde babasından naklediyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kişinin (öldükten sonra) geride bıraktıklarının en hayırlısı şu üç şeydir: “Kendisine dua eden salih bir evlad, ecri kendisine ulaşan bir sadaka-i cariye, kendinden sonra amel edilen bir ilim.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6022
  • Ebu Katâde babasından naklediyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kişinin (öldükten sonra) geride bıraktıklarının en hayırlısı şu üç şeydir: “Kendisine dua eden salih bir evlad, ecri kendisine ulaşan bir sadaka-i cariye, kendinden sonra amel edilen bir ilim.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6022
  • Ebu Katâde babasından naklediyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kişinin (öldükten sonra) geride bıraktıklarının en hayırlısı şu üç şeydir: “Kendisine dua eden salih bir evlad, ecri kendisine ulaşan bir sadaka-i cariye, kendinden sonra amel edilen bir ilim.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6022
  • Abdullah İbnu Amr İbni’l-As (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a dalındaki meyveden sorulmuştu. Şu cevabı verdi:- İhtiyaç sahibi olmak kaydıyla, eteğine almaksızın, sadece yiyene bir Şey gerekmez.Tirmizî, Büyû 54, (1289); Ebû Dâvud, Hudud 12, (4390); Nesâî, Sârik 11-12, (8, 84-86).Ebû Dâvud ve Nesâî’de şu ziyade mevcuttur: “Kim ağaçtan beraberinde meyve götürürse, aldığının bedelini. iki katıyla borçlanır ve ayrıca ceza da çeker. Kim de kurutma yerine getirilmiş olan meyveden bir şeyler çalar ve bunun miktarı da bir kalkanın değerine ulaşırsa kolunun kesilmesi gerekir. Kim de bu miktardan az çalarsa aldığı miktarın iki misli borç öder ve ayrıca ceza çeker.”Nesâî’de şu ziyade vardır: “Meradan çalınan koyun için el kesilmez. Eğer bu hayvan ağılda idiyse kalkan değerinde olanı için el kesilir.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1601
  • Zübeyr’in azadlısı Muhammed İbnu Ukbe’den yapılan rivâyete göre, Kâsım İbnu Muhammed’e, mukâtebe akdi yaptığı köle (sin)den aldığı para sebebiyle kendisine zekât düşüp düşmeyeceğini sormuştu. Kâsım, kendisine şu cevâbı verdi: “Hz. Ebü Bekir (radıyallahu anh) üzerinden bir yıl geçmeyen maldan zekât almazdı.” Kâsım ilâveten der ki: “Hz. Ebü Bekir (radıyallâhu anh), halk kendisine bağışlarda bulunurken onlardan her birine: “Sana zekâtı vâcib kılacak miktarda malın var mı?” diye sorardı. Adam: “Evet!” derse, onun getirdiği bağıştan, malına düşecek miktarda zekât alırdı. Adam: “Hayır!” diyecek olursa, bağışını adama teslim eder ve hiçbir şey almazdı.”Muvatta, Zekât 4, (245).ZEKÂTLA İLGİLİ MÜTEFERRİK HÜKÜMLER

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2014
  • Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Evinden çıkınca kim: “Allah’ın adıyla, Allah’a tevekkül ettim, güç kuvvet Allah’tandır” derse kendisine: “İşine bak, sana hidâyet verildi, kifâyet edildi ve korundun da” denir, ondan şeytan yüz çevirir”.Tirmizi, Daavât 34, (3422); Ebü Dâvud, Edeb 112, (5095); Nesâi, İstiâze (8,268).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1803
  • Hz. Cabir İbnu Abdillah radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm küçük abdest bozmakta iken bir adam yanına geldi ve selam verdi. Resûlullah ona: “Beni bu halde görünce selam verme! Zira sen bu durumda selam da versen ben senin selamına mukabele etmem!” buyurdular.”SU İLE İSTİNCA

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6065